28 Şubat 2014 Cuma

CADI, CADI'YI GÖRÜNCE SÜPÜRGESİNİ SAKLARMIŞ...

Müsait bir yerde girişecek vaaaar...

Sosyete Pazarındaki standımı takiben, “Esra Mutfakta” projesini bir tık ileri götürme vakti gelip çattığında bir gıda atölyesi kurma kararı aldım. Atölye kuruluşunda Kosgeb’ten Girişimcilik desteğini kullanmak için önce kursa katılıp, sertifika almam gerekiyordu. İnternette araştırma yaparken de Sincan’da 4 gün sonra başlayacak bir kurs ile ilgili ilana denk geldim. “Bende şans olsa erkek doğardım, birkaç gün önce görsem ne olurdu şunu” diye söylene söylene arabaya atlayıp, Sincan’ın yolunu tuttum.  4 gün sonra başlayacak kurs için çoktan listelerin belirlendiği inancı, ama çıkmadık candan umut kesilmez dürtüleriyle formu doldurdum. Zerre umudum yok tabi, artık bir sonraki eğitime kısmetse derken (yahu ben bu “secret” olayını bi çözemedim. Ters mi çalışıyor bende nedir!?), cumartesi sabahın bir vakti gelen telefon... Zırrr zırrrr... Hayırdır inşallah??!!

“0 850” ile başlayan bir numara sizde ne ifade ediyor? Bendeki karşılığı kredi kartı kakalamaya çalışan, suratlarına telefon kapatılmadığı sürece ısrarı bitmeyen bankalar. Bir cumartesi sabahı, daha henüz kahvemden tek bir yudum almışken, yani asabiyet tavanken, telefonumun ekranında bu numarayı görünce açmak ile açmamak arasında bir-iki saniye kaldım ve sonra açıp, karşı tarafı haşlamak kararıyla en sert “Alo”mu paylaştım! Öyle bir telefon açılışıydı ki karşıdaki kadın gayet çekinerek sordu “Rabia Esra Türker ile mi görüşüyorum?”. Bingo! Bu da bankadan gelen telefonlarda ilk soru. Benden "hırrr" kıvamında bir "evet" çıktı. Karşı tarafın arama mahiyetini belirtmesiyle birlikte ise “miyawww” kıvamına geçmem uzun sürmedi :D 

Ve Pazartesi günü startı verdik. Tüm kurslarda olduğu gibi, ilk gün, ilk ders, kendini tanıtma... Ne mezunusun, geçmişte ne işle meşguldün ve ne hususta girişeceksin ana konular... Arka sıralardan bir tatlı ses kendini tanıttı ve ekledi “Butik pastacılık konusunda şu anda evden çalışıyorum ve bu konuda bir şeyler yapacağım”. İç sesim derhal homurdandı tabi: "Ay burada da bu konuyla ilgilenen birine denk gelmesem şaşarım zaten!!!". Yanlış anlamayın ama şu ana kadar pazarda standda karşılaştığım, yolda denk geldiğim, eş-dost-akraba kanalıyla görüştüğüm her üç kadından birisi “Butik Pastacı”, illa en az bir kursa gidilmiş ve bu işi evinden yürütüyor, hatta o kadar çok sipariş alıyor ki sabahlıyor (!), orana dikkat buyrun lütfen; 1/3... Zannımca bu oran İstanbul’da  2/3’tür. Azıcık tırtıklayıp, olayın iç yüzüne baktığınızda ise ortada bir numara yok!. Bir facebook sayfası, bir web sitesi, iki senedir aynı postlar, alttaki yorumlar da akrabalardan, yahu bari yabancı biriymiş gibi yorum yapılsın :) Genelleme yaptım tabi ki, bu bahsettiğim benim denk geldiklerim, yoksa bu işi çok profesyonelce yapanlar, çalışanlar elbette var ve onlar zaten kendini belli ediyor.

Neyse... Dedikoduyu bırakıp, kursa döneyim... Ben tabi Ilgaz’ı da onlardan birisi zannettim o gün, fakat bir grup çalışmasında aynı gruba denk geldiğimizde durumun bambaşka olduğunu anlamam uzun sürmedi. Düşüncelerimden hiç utanmadım ve kendisine de anlattım, istisnalar kaideyi bozmuyor ki en nihayetinde... Gel zaman, git zaman, Ilgaz’ın hayatımda gördüğüm en çalışkan kadınlardan biri olduğunu, gıda işine gerçekten gönül verdiğini anlamış oldum. Bir de beni en çok şaşırtan ve can damarımdan vuran “Ali’yle Cengiz’e kafa tutup, profesyonel hayatı bıraktığını” öğrenmem... Hayatta tesadüf diye bir şey olmadığını fazlasıyla tecrübe ettiğimden, bu işte bir iş var dedim.

Ilgaz da bana karşı boş değilmiş :D

Meğer ben bütün bunları düşünürken, O da bana karşı boş değilmiş :D Birbirimize açıldık. Hayatta en zor şey ortaklık derler, evlilikten bile zor derler... Ama galiba bizi birbirimize çeken, şu inanç:

“BİZ, BİR ARAYA GELDİĞİMİZDE BİR BÜTÜNÜZ
AMA 
AYRI AYRI OLDUĞUMUZDA DA YARIM DEĞİLİZ”

Velhasıl, biz oturduk, konuştuk... Allah'ın emri, peygamber'in kavliyle "Atölye"lendik :) Hedeflerimizi, hayallerimizi, sahip olduğumuz bilgi, beceri ve tecrübelerimizi... Yani, maddi ve manevi her şeyimizi ortaya koyduk, elele, güç birliğiyle yürümeye karar verdik. Sonuç mu?

Biz iki cadı, bu Ali’yle Cengiz’e oyunlarında başarısızlıklar diler, artık uzaktan bakar, bakar, güleriz... Tabi ki sizlerin desteği ile... 

10 yorum:

  1. başarılar dilerim... sevgiler...

    YanıtlayınSil
  2. Tebrikler yolunuz açık olsun :)

    YanıtlayınSil
  3. Yolunuz açık olsun...Başarılar...

    YanıtlayınSil
  4. tebrikler canım:) hadi bakalım hayırlısı.. Ilgaz hanıma da sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. sevgili ecerimmmm... öyle sevgi felan iletemem, gel kendin söyle :P acil tanışıla, ayrıca bize yardım edile lütfen ;)

      Sil
  5. Hayirli uğurlu olsun çok sevindim :) mutlu huzurlu çalışmalar ablacim :)

    YanıtlayınSil