23 Ocak 2014 Perşembe

HAYATIMIN ERKEĞİ... “MACHO” :)

Aman yanlış anlamayın! Zannettiğiniz gibi değil! O bir köpek, hatta ırk bilenler için belirteyim o bir “Labrador” ama bu O’nun hayatımın erkeği olduğu gerçeğini değiştirmiyor... Düne kadar aynı evi paylaştığım ama bugün “Esra Mutfakta” sebebiyle bahçede buluştuğumuz muhteşem “erkek” ;)

Hayatınıza bir köpek girer ve herşey birden değişmeye başlar...


Sene 2007, aylardan Aralık... Oturdum, düşündüm, hayatıma nasıl kocaman bir sorumluluk alsam, hayatımın merkezine otursa, ne onunla ne de onsuz olsam, O’nun yüzünden hiçbir tanışıklığım olmayan insanlardan laf yesem, evime giren çıkan insanlar için artık bir eleme kriteri yaratsam ve hatta bunları normalin 5 misli fazla yaşamak için özel bir tercih yapsam dedim ve bir köpek, onların içinde de bir labrador almaya karar verdim!!!  Aslında beynimde ve dilimin ucunda “hayatı paylaşacağım bir köpek alayım, bir de aile hayatına uyumlu olsun, ben bir labrador alayım” vardı ama meğer az önce okuduklarınız alt metinmiş, ne bileyim ben J

Huyu, suyu çok iyi, Amerika’da “dadı” olarak bilinen, zekilik konusunda da oldukça iddialı bir ırktır Labradorlar... Muhteşem oyuncudur. Hayatı işi olmuş bir kariyer mağduru bendenizi yürüyüşe ve sosyalleşmeye mecbur bırakacaktı... Nasip ya, benim karar verdiğim dönemde, Macho ve kardeşleri de yeni doğmuş... Onlardan birini sahiplenmeye karar verdim. Tabi hayatın her alanında bir “kontrol canavarı” olarak, derhal kitaplar edindim köpeklere ve eğitimlerine ilişkin, yetmedi yurtdışından labradorlara özel kitaplar getirttim. Sanki bana “bebek” bekliyoruz! Yatağı, mama kapları, tasmaları, şampuanı, oyuncağı, ısıtıcısı, maması herşeyi hazır! Bir de internetten köpek ismi araştırmalar! Yok daha neler, dimi! Saatler geçirdim bilgisayar başında, “sert bir harf olsun ki komut alsın”, “ay yok bu da çok sert bir isim oldu”, “bu tipine gitmez”, “bu insan ismi, olmaz” derken ismini buldum: MACHO!!! Yarabbim, sen büyüksün, insanlar isimlerinden karakter alır, anladım da, köpekler de mi!!!!


Kitaplarda bebekken köpek seçimine ilişkin birkaç öneri vardır... Yanlarına gittiğinizde kardeşler arasında size yönelip, sizinle iletişime geçeni seçmek bunlardan biri. Bir diğeri, bebekler arasında nispetle iri olanı seçmek çünkü anne sütünden iyi beslenmiştir ve bağışıklık sistemi kuvvetlidir. Ve son bir test: bir gürültü çıkartın, el çırpması gibi, korkup kaçmayanı, hatta ilgi duyanı  tercih edin (bunun nedenini tam bilemiyorum ama galiba korkusuz ve koruyucu olması için). O gün için Macho'yu bu kriterlere göre değerlendirirsem; yanıma tek gelmeyen yavruydu, getirildikleri odada etrafı turlayan, çöp kovasının içinde ne var diye merak edip, ortalığı çöp içinde bırakıp, kafasına geçirdiği kovadan çıkmaya debelenen, zorla kucağa alındığında kendini yere fırlatıp, kaçan; el çırpması sesine ne kaçmak ne bakmak suretiyle hiç tepki vermeyen ama bir kritere uyum gösteren, yani en iri olan yavru... Testin birinden geçeni niye seçtim, hiçbir fikrim yok! Ha bu arada, arkadaş çok anne sütü almış almasına da, ilerleyen dönemlerde alerjik bünyesi sebebiyle ocağıma incir ağacı dikmişliği ve uykusuz geceler geçirtmişliği var! Benim köpeğimin çime ve mayta allerjisi var, ayrıca “hassas köpekler için” mama dışında mama yediğinde vücudunda acayip yaralar çıkıyor! Yani aslında test sonucu 3’te sıfırmış J

Köpek besleyenler yada şahit olanlar bilir... İlk aylar çok zor... Tuvalet eğitimi tamamlanana kadar delirmeyen insanlar, gerçekten “sabırlı” olarak biline! Oturmaya kıyamadığım koltuklarım kemirildi, daha birkaç kez giydiğim ve taksitleri bitmemiş olan ayakkabılarım da, yastıklarım şiddete ve cinsel tacize maruz kaldı! Halı-Koltuk Yıkama firmasına sponsorluk teklif ettim, içinden çıkılmaz hal almaya başladı çünkü. Adamlar halıları teslim ettikten sonra kapının önünden ayrılmasalar olacak, yaktıkları benzine yazık, git-gel! Tam “Hah! Öğrendi, artık pislemeyecek” deyip, halıları seriyorum, yahu bari arkamı dönene kadar sabret, kastın mı var sinir sistemime? O kuyruğunu niye sallarsın bir de üstüne üstlük J Şanslıydım ama ben, 6 aylıkken tuvalet eğitimimiz tamamdı! Sadece şanslı değil, çok da çalışkandım! Yemeğini verdiğimde, tasmasını takıp, son lokmasıyla beraber kucaklayıp, doğru dışarı... Sonra da “çişşş çişşş” diye kapı önünde yalvarmalar ve işlem tamamlanınca “ödül maması” J Kemirmelerimizi de aynı dönemlerde bıraktık. Sırf kokusuna yaklaşmaz diye tüm ev sirke kokuyordu bir ara, bana mısın demedi! Kapılara acı sos sürdüm, onu bile yedi! Bir ara yok bu böyle olmayacak, bunun dişleri kaşınıyor madem, ben sökeyim bunun dişlerini diye deli deli hayvana baktığımı bilirim... Ama dedim ya, aslan oğlum 6 aylıkken, yani eve geldikten 4 ay sonra bıçak gibi kesti bu yaptıklarını.



Tuvalet ve kemirmeyi göze almıyorsanız, zaten alamazsınız bir köpek hanenize... Direnip, eğiterek çözeceksiniz, yolu yok! Ama bizde herkeste olmayan acayip ve büyük bir sorun vardı; beyfendi ucunda ödül maması bile olsa “gel” dersin gelmez, “git” dersin, derhal topuk... Yatağında yada odada falan değil, sokak kapısının önünde yatar, suratında hep bir “istemiyorum seni, gidicem ben” ifadesi.  Bu, kitapların hiçbirinde yazmıyor ki... Bir sürü foruma yazdım, köpek sahipleri derdime derman olurlar diye ama öyle tuhaf bir durum ki, “geçer herhalde” dışında hiç bir cevap alamadım... Köpek yetiştirme planıma göre, benim artık  “otur” ve “kalk” komutlarına geçmem gerekiyor, kabına koyduğunda salisede yuttuğu ödül maması yüzü suyu hürmetine bile gelmiyor ki bu yanıma!!!  “Bu köpek beni sevmiyooor” diye ağlayıp, ordan da ne alakaysa “zaten kimse beni sevmiyor”a bağlamıştım ki aslan babam yetişti imdada... Öğretmen olmanın verdiği sabır, gençliğinde kedi ve köpek beslemiş olduğu için tecrübe ve en çok da sevgiyle benim oğlan bir bir öğrendi herşeyi... Hala Macho ile aralarında çok yoğun bir dostluk var, o günlerde kurulan. Ne zaman “dede nerde” desem, kapıya bakar ve bekler. Gelince de ortalığı ayağa kaldırır sevincinden J

Köpeklerde bebeklik ilk bir sene diye kabul edilir, labradorlar için bu 2 seneye kadar uzuyor, Macho için mi? Bir iki yazı sonrası 6 yaşında hala koca bir bebek olduğunu siz de anlayacaksınız ;) 



Sizin için kağıda alırken çok eğleniyorum şimdilerde...  Köpek sahibi olmak isteyenler... Muhteşem bir dost, karşılıksız sevginin öğreticisi ama çok büyük bir sorumluluk... Ne olur çok iyi düşünün... Hayat çok değişken, onları ailemize kattığımız andaki gibi kalmıyor hiç bir şey... Vazgeçmek kolay ama direnmek zor... Bunları göze alabiliyorsanız edinin bir dost... Ya da buyrun gelin, Macho sizin de dostunuz olsun, böyle tamamlayın o isteğinizi...

4 yorum:

  1. ne tatlı anlatıyorsun Esra'cım:) Macho'yu da yakından tanıyacağız desene:)

    YanıtlayınSil
  2. sevgili Esra, gıyabında seni öyle iyi tanıyorum ki..:) Ecer'le aranızda geçen tüm konuşmaları neredeyse biliyorum (çoğunlukla yanındaydım). blogun hayırlı uğurlu olsun. yazma tarzın çok hoş. okumayı seven biri olarak şimdiden yazılarını beklemeye başladım:) izlemeye aldım seni...:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ama siz abla-kardeş, ikinizde mi böyle tatlısınız :) tanışsak mı artık diyorum??!! söz bak, valla çok konuşmam, korkma :) ellerinden çıkmış olan, güzel önlüğümü de istiyorum hem ayrıca :) senin blogun da hayırlı, uğurlu olsun.

      Sil
  3. teşekkür ederim:) tanışalım bence de artık:):)

    YanıtlayınSil